1. Anasayfa
  2. Gezi Rehberi

Geceleri Parlayan Sahiller: Türkiye’nin Biyolüminesan Deniziyle Ünlü Noktaları

Geceleri Parlayan Sahiller: Türkiye’nin Biyolüminesan Deniziyle Ünlü Noktaları
Geceleri Parlayan Sahiller: Türkiye’nin Biyolüminesan Deniziyle Ünlü Noktaları
0

Geceleri Parlayan Sahiller: Türkiye’nin Biyolüminesan Deniziyle Ünlü Noktaları

Gecenin sessizliği çöktüğünde, dalgaların kıyıya vurduğu o tanıdık ses bambaşka bir şeye dönüşür bazen. Ay ışığı yokken bile denizin içinden mavi-yeşil bir parıltı yükselir, her adımda, her dalgada ışık saçılır. İlk kez görenler için bu manzara çoğu zaman gerçek dışı gelir. Oysa bu doğa olayının adı oldukça nettir: biyolüminesans. Türkiye kıyılarında nadir de olsa karşılaşılabilen bu büyüleyici doğa olayı, özellikle yaz aylarında doğru zamanda ve doğru yerde bulunanlar için unutulmaz bir deneyime dönüşür.

Biyolüminesans, denizde yaşayan mikroskobik canlıların savunma ya da iletişim amacıyla ışık üretmesiyle ortaya çıkar. Çoğunlukla “dinoflagellat” adı verilen planktonlar, su hareket ettiğinde kimyasal bir reaksiyonla maviye çalan bir ışık yayar. Elinizi suya soktuğunuzda, yürürken ayaklarınızın etrafında ya da kıyıya vuran dalgalarda beliren bu parıltılar, doğanın sessiz bir gösterisi gibidir. Türkiye’de bu olay yılın her zamanı görülmez; belli koşulların bir araya gelmesi gerekir. Suyun sıcaklığı, durgunluğu, plankton yoğunluğu ve ışık kirliliğinin azlığı bu deneyimin anahtarlarıdır.

Akdeniz kıyıları, biyolüminesans için Türkiye’deki en şanslı bölgelerin başında gelir. Özellikle Kaş ve çevresi, bu konuda sık sık adı geçen noktalardandır. Kaş’ın merkeze uzak, ışık kirliliğinden arınmış koylarında geceleri denize girenler, suyun adeta fosforlu bir maddeyle kaplıymış gibi parladığını anlatır. Limana yakın bölgelerde bu etki pek hissedilmezken, açık koylarda ve rüzgarsız gecelerde biyolüminesan planktonlar kendini daha net gösterir. Kaş’ta bu deneyimi yaşayanlar genellikle ayın olmadığı, gökyüzünün kapalı ama denizin sakin olduğu geceleri tarif eder.

Fethiye ve Ölüdeniz çevresi de zaman zaman bu doğa olayına ev sahipliği yapar. Özellikle yaz sonu ve sonbahar başında, deniz suyu sıcaklığının hâlâ yüksek olduğu dönemlerde biyolüminesans ihtimali artar. Ölüdeniz Lagünü genellikle durgun yapısıyla bilinse de asıl parıltılar, lagünün dışındaki koylarda ve daha az bilinen plajlarda gözlemlenir. Gece denize girildiğinde kulaç attıkça suyun etrafınızda ışıldaması, birçok kişinin hayatında bir kez bile yaşamadığı türden bir deneyim sunar.

Datça Yarımadası, hem Ege hem Akdeniz etkisini bir arada barındırdığı için biyolüminesans açısından ilginç bir noktadır. Özellikle Palamutbükü, Hayıtbükü ve Ovabükü gibi bölgelerde, bazı yıllar bu parlayan deniz olayı gözlemlenmiştir. Datça’nın doğallığını koruyan yapısı, yoğun turizm baskısından uzak olması ve geceleri nispeten karanlık kalması, bu tür doğa olaylarının fark edilmesini kolaylaştırır. Burada yaşayanlar, bazı geceler dalgaların kıyıya vururken sanki denizden yıldız dökülüyormuş gibi göründüğünü anlatır.

Ege kıyılarında biyolüminesans daha nadir görülse de imkânsız değildir. Bozburun, Selimiye ve Hisarönü Körfezi çevresinde, özellikle rüzgarsız ve sıcak gecelerde bu parıltıya rastlayanlar olmuştur. Ege Denizi genellikle daha serin olduğu için plankton yoğunluğu Akdeniz’e kıyasla daha düşük seyreder, ancak bazı yıllar çevresel koşullar uygun olduğunda kısa süreli biyolüminesan görüntüler ortaya çıkabilir. Bu yüzden Ege’de böyle bir deneyim yaşamak biraz şansa bağlıdır.

Biyolüminesansın görülebilmesi için doğru zamanı kollamak büyük önem taşır. Ay ışığının güçlü olduğu gecelerde bu parıltılar fark edilmez ya da çok sönük kalır. En ideal zaman, ayın yeni aya yakın olduğu, gökyüzünün karanlık olduğu gecelerdir. Aynı zamanda denizin durgun olması gerekir; aşırı dalga ya da rüzgâr, planktonların dağılmasına neden olabilir. Yaz aylarının ortasından sonbahar başına kadar olan dönem, Türkiye kıyılarında biyolüminesans ihtimalinin en yüksek olduğu zaman dilimi olarak bilinir.

Bu doğa olayını izlerken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, çevreye zarar vermemektir. Biyolüminesan planktonlar hassas canlılardır ve denizin kimyasal dengesindeki küçük değişimler bile bu canlıların yok olmasına yol açabilir. Gece denize girerken güneş kremi gibi kimyasal ürünlerin sudan arındırılması, doğaya saygı açısından büyük önem taşır. Aynı şekilde bu anı yakalamak için denize herhangi bir madde dökmek ya da bilinçsiz müdahalelerde bulunmak, geri dönüşü olmayan zararlara sebep olabilir.

Biyolüminesan sahiller, sosyal medyada sıkça paylaşılan egzotik destinasyonlarla özdeşleşmiş olsa da, Türkiye kıyılarında da bu mucizeye tanıklık etmek mümkündür. Ancak bu deneyim, planlanarak değil, daha çok doğru zamanda doğru yerde bulunarak yaşanır. Belki bir yaz gecesi sessiz bir koyda yürürken, belki gece yüzmeye karar verdiğiniz sıradan bir anda deniz size sürpriz yapar. İşte bu yüzden biyolüminesans, peşinden koşulan değil, karşılaşıldığında insanın içini heyecanla dolduran nadir güzelliklerden biridir.

Geceleri parlayan sahiller, bize doğanın hâlâ ne kadar gizemli ve etkileyici olduğunu hatırlatır. Işıksız bir gecede denizin kendi ışığını yakması, modern dünyanın gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler için adeta sessiz bir mucizedir. Türkiye’nin kıyılarında böyle anlara denk gelmek, bir tatilden çok daha fazlasını, hafızada uzun yıllar yer edecek bir hatırayı beraberinde getirir.